Unutkanlık ya da başka bir zihinsel bozukluk, davranış bozukluğu
yakınması ile başvuran bir hastada ilk yapılması gereken, bu yakınmanın
önemli olabilecek bir hastalık belirtisi olup olmadığının kesin bir
biçimde ortaya konulmasıdır.
Bu amaçla; konuda uzman bir doktorun dikkatli ve ayrıntılı görüşme ve
muayenesi, ardından, ‘Nöropsikolojik test’ olarak isimlendirilen,
özellikle hafıza olmak üzere akli melekelerin değerlendirildiği bir dizi
test uygulanır.
Nöropsikolojik testler, kişinin yakınmalarının altında gerçek bir bellek
ya da diğer zihinsel işlevlerdeki bozukluğun ya da zayıflığın olup
olmadığını ortaya koymak, yani olayın gerçekten beyin işlevlerinde bir
bozulmaya mı? Yoksa daha çok ruhsal gerginlik gibi bir duruma mı bağlı
olduğunu ayırt etmek için elimizdeki en etkili yöntemdir. Bu testler,
ayrıca eğer zihinsel işlevlerde bir bozukluk saptanırsa, bunun biçimine
bakarak ne tarzda bir hastalığın yol açtığı bir bozukluk olduğu (yani
hastalığın tanısı) ve hastalığın prognozu (yani nasıl sonuçlanacağı)
konusunda ip uçları vermektedirler.
Gerçekten bir bellek bozukluğunun mevcut olduğu kanısı bu
değerlendirmeler sonucunda ortaya çıkarsa ikinci olarak yapılması
gereken, bu bozukluğa yol açan hastalığın ne olduğunu saptamaktır. Bu
durumda doktor muayenesi ve nöropsikolojik testlerin sonuçlarından elde
ettiği kanı çerçevesinde altta yatan hastalığın tanısına yönelik bir
takım tetkiklerin yapılması gerekecektir.
Bu tetkiklerin en sık kullanılanları, kan ve hormon tetkikleri, EEG
(beyin elektrosu), beyin görüntülemesidir (MR ya da BT). Bu tetkiklerden
elde edilen sonuçlar hastalığın kesin tanısına ulaşılmasını sağlar.
Son aşama tabi ki teşhis edilmiş olan hastalığın tedavisinin (ilaç,
ameliyat, rehabilitasyon vb.) uygulanması ve hastanın takibini
içermektedir.
|